Skip to main content

Rekabetin artık “öldürücü bir silah” haline dönüştüğü günümüzde “farklılaşma” şirketlerin tek can simidi durumunda. Tabi “farklılaşmak” sadece üründe değil, her konuda mümkün. Örneğin, sektöründe teslim süresini 3 günden 1 güne indiren lojistik firması ya da hep en düşük fiyata ürün satabilmeyi başaran süper market zinciri belki ayrı uygulamalarda farklılaşmayı başarıyor. Ancak, sonuçta ulaştıkları nokta aynı: Rekabette öne geçmek…

Peki, rekabette öne geçmek için kurumsallaşmayı nasıl sağlayacağız?

Her firma, birer insan gibi hikayeye sahiptir. Peki bu hikayeyi ne kadar oluşturabildiniz?

Markaların logoları, sloganları, renkleri kadar önemli olan bir etken de onların hikâyeleridir. Hal böyle olunca tüm etkenler eşsiz birer pazarlama aracına dönüşür. Tüm bu araçlar arasında ‘hikâyeler’ marka bilinirliklerine katkı sağlarken önemli bir şekilde diğer araçlardan ayrılırlar. Markaların hikayeleri onları somutlaştırır. Elle tutulacakmış gibi duygusal bir bağ kurmamıza yardım eder.

Günümüzde her şirketin ve her markanın ön planda olsun olmasın mutlaka bir kuruluş hikâyesi vardır. Pazarlamaya önem veren kuruluşların bunları gün ışığına çıkarması şarttır.

Leave a Reply